Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/06/2009 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile tazminat talebinin reddine dair verilen 07/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve alacak istemlerine ilişkindir. Davacılar, kayden paydaş oldukları 43 parsel sayılı taşınmaza, komşu 42 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalılar tarafından bina yapmak ve parsel kaydırmak sureti ile müdahalede bulunulduğunu, davalıların müdahalesi neticesi 43 parselin 44, 44 parselin de 45 parsele kayarak tecavüzlü hale geldiğini, 44 parsel sayılı taşınmaza yapılan tecavüz nedeni ile 9000...
7. Hukuk Dairesi 2022/399 E. , 2022/4418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/06/2009 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile tazminat talebinin reddine dair verilen 07/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve alacak istemlerine ilişkindir. Davacılar, kayden paydaş oldukları 43 parsel sayılı taşınmaza, komşu 42 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalılar tarafından bina yapmak ve parsel kaydırmak sureti ile müdahalede bulunulduğunu, davalıların müdahalesi neticesi 43 parselin 44, 44 parselin de 45 parsele kayarak tecavüzlü hale geldiğini, 44 parsel sayılı taşınmaza yapılan tecavüz nedeni ile 9000 TL zararın taşınmaz maliklerine ödendiğini, diğer parsel maliklerinin de taşmadan kaynaklı zararları birbirlerine ödediklerini, yapılan uyarılara rağmen davalıların zararı karşılamadıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile binanın yıkımına, işgal nedeniyle uğradıkları 9000-TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, 42 parsel sayılı taşınmazı haricen satın aldıklarını, taşınmaz üzerindeki binayı davacıların binasından sonra, iki parsel arasındaki boşluğa ve yasal prosedüre uyarak yaptıklarını, parsellerin birbirlerine olan tecavüzünün sorumlusu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki tüm taşınmazların birbirine tecavüzlü olduğu, ancak kullanım alanının tapu kaydında belirtildiği kadar olduğu, davacıların kullanımında herhangi bir eksiklik olmadığı, dava açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 gün 2014/18767 Esas, 2016/7483 Karar sayılı ilamı ile Somut olaya gelince, dosyada bulunan kayıt ve belgelerden, 16/05/1997 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile 42 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin taşınmazı dava dışı Müntaza satmayı vadettiği, 42 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı ile ilgili dava dışı kayıt malikleri tarafından 28/09/1998 tarihinde yapı ruhsatı alındığı, davalıların resmi belgelerde isimleri geçmese de taşınmazı haricen satın alıp, üzerindeki binanın kendileri tarafından yapıldığı savunmasında bulundukları, Belediyenin 19/04/2012 tarihli yazısında, 133 ada 41-48 parsele kadar olan bölümde zeminde yapılmış olan yapıların kadastral parsel sınırına uygun yapılmadığı, parsel maliklerinin muvafakat vermeleri halinde 15 ve 16.madde gereği tevhit, ifraz ve sınır tashihi yapılabileceği, resen imar uygulaması yönünden in...