" " İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Alacaklı; borçlunun "alacaklıya takipte belirtildiği gibi herhangi bir faturadan veya başka bir sebebe dayalı olarak hiçbir borcu bulunmadığını, takip dayanağı faturaların tebliğ edilmediğini,...
12. Hukuk Dairesi 2022/8167 E. , 2023/781 K. " " İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Alacaklı; borçlunun "alacaklıya takipte belirtildiği gibi herhangi bir faturadan veya başka bir sebebe dayalı olarak hiçbir borcu bulunmadığını, takip dayanağı faturaların tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen takip dayanakları ile ilgili sair itiraz hakkının saklı olduğunu" ileri sürerek takibe, borca, asıl alacağa, faize, faiz tür ve oranına ve tüm ferilere itiraz etmesi ile durdurulan takibe yönelik olarak; borçlu şirket ile arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, 17.09.2018 tarihinde borçlu/davalı şirketin mutabakat formunun altına imza ve kaşesini atıp göndererek mutabakata varmak istediğini, kendilerinin de mutabakatın altına 17.09.2018 tarih ve 82.074,53 Euro olarak doldurup imza ve kaşe atılarak borçlu şirkete gönderdiğini, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak bedellerinin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, imzaya açıkça itiraz edilmediğinden dayanak belgenin imzası ikrar edilmiş senet hükmünde olduğunu beyanla borçlunun itirazının kaldırılarak takibin devamına ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dayanak belgenin İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığını, ödeme emri ekinde tebliğ edilmeyen takip dayanağının suretinin dava dilekçesi ekinde taraflarına tebliğ edildiğini, mutabakat formunda yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, sunulan mutabakat formunun geçerli bir mutabakat niteliğini taşımadığını, davalıya hiçbir borcu da olmadığını beyanla davanın reddine karar verilerek alacaklının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek icra takip dosyası kapsamından gerekse de mahkemece yazılan müzekkereye icra müdürlüğünce verilen cevaptan, davacı alacaklının icra takip dosyasına, davalı borçlu tarafından imzalanarak verildiğini ileri sürdüğü mutabakat formunu sunmadığı, bu durumda; davacı alacaklının, alacağını İİK'nın 68/1 maddesinde düzenlenen, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayandırm...