Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/3041 · K. 2022/5147
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3041 K. 2022/5147

E. 2021/3041K. 2022/514722 Haziran 2022
iptal kararıbozma kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2020 tarih ve 2020/226 E. - 2020/784 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü ve ortağı olduğunu, davalı şirketin 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının müvekkiline usulüne uygun olarak çağrı yapılmaksızın gerçekleştirildiğini, toplantı sonuna yetişen müvekkilinin alınmış kararla karşılaştığını, aylık 8.750,00 TL sabit geliri olan davacının bu kararla gelirinin 4.500,00 TL'ye...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/3041 E. , 2022/5147 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2020 tarih ve 2020/226 E. - 2020/784 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü ve ortağı olduğunu, davalı şirketin 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının müvekkiline usulüne uygun olarak çağrı yapılmaksızın gerçekleştirildiğini, toplantı sonuna yetişen müvekkilinin alınmış kararla karşılaştığını, aylık 8.750,00 TL sabit geliri olan davacının bu kararla gelirinin 4.500,00 TL'ye indirildiğini, davacının geliri düşerken diğer ortakların gelirinin arttığını, diğer ortaklar ... ve ...'ın danışmanlık hizmeti verecek yetkinlikte bilgi birikiminin olmadığını, tutanakla toplantının davacıya tebliğ edildiği yazılı ise de böyle bir tebligatın bulunmadığını, o gün hasbelkader şirkette olan davacının toplantının sonunda haberdar olduğunu, kararı görünce derhal muhalif olarak durumu hazirun tutanağı olduğunu anladığı belgeye dercettiğini ileri sürerek, 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurul kararının usulden ve esastan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya genel kurul toplantısının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve toplantıda alınan kararın yok hükmünde olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usulsüz çağrı esas alınmak suretiyle genel kurul kararlarının yoklukla sakat olduğunun ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacının, davalı şirkette %35 oranında hissedar olduğu, diğer ortaklar gibi müdürler kurulunda yer aldığı, 10.10.2016 tarihli genel kurul toplantısında 2 nolu karar ile yine %35 oranında ortak ve müdür olan ...'ye nazaran 1/3 oranında müdürlük maaşı belirlendiği, daha önceki maaşının düşürüldüğü, diğer küçük oranda hissedar olan ... ve ...'a müdürlük ücreti belirlendiği, ...'nin müdürlük ücretinin arttırıldığı, böylelikle davacının şirketten elde ettiği gelirde benzer durumda olan ...'ye nazaran ekonomik olarak hak kaybının oluştuğu, bunun dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 10.10.2016 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 2 nolu kararın iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açık...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2240 · K. 2022/4372

2 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2658 · K. 2022/4900

15 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3074 · K. 2022/5117

21 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/373 · K. 2022/4867

14 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1401 · K. 2022/4134

26 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/8767 · K. 2022/2604

30 Mart 2022