Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktar 24.790,27 TL olup bu miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı...
9. Hukuk Dairesi 2022/7281 E. , 2022/8310 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 25. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 8. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktar 24.790,27 TL olup bu miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesini davacı işçi tarafından 01.07.2017 tarihinde davalı Bankanın fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, vekâlet ücretinde kesinti yapılması, güvenli bir işyeri ve çalışma ortamı oluşturulmaması gibi hukuka aykırı tutum ve davranışlar sergilemesi ve bu tutum ve davranışları sona erdirmemesi gerekçeleriyle haklı nedenle feshettiğini, haklı feshe ilişkin dilekçesini davalı Kuruma ibraz ettiğini belirterek kıdem tazminatı, kesinti yapılarak davalı bankaya gelir olarak kaydedilen vekâlet ücreti; 2017 yılının Nisan, Mayıs ve diğer aylarına ait son dönem vekâlet ücreti, temettü ikramiyesi olarak 2016 yılına ait 2017 yılında ödenmesi gereken ücret; Avukatlara Yönelik Teşvik Modeli çerçevesinde ödenmesi gereken teşvik priminin ödenmeyen 4. 5. ve 6. dönemleri için ödenmesi gereken ücret, fazla çalışılan süre ve fazla çalışmadan kaynaklanan ücret, Hukuk Dava Servisi'ne atandıktan sonraki 2016-2017 yıllarına ait iyileştirilmiş ücret/zam farkı, 2017 yılında yapılmayan zam farkı, Hukuk Dava Servisine atandıktan sonraki dönemlere ait eksik ödenen vekâlet ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hâkim savcılık sınavını kazanması sebebiyle, Savcılık mesleğine geçiş için müvekkili Bankadan göstermelik sebeplerle istifa ederek ayrıldığını ve ayrıldıktan sonra huzurdaki davayı açtığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacı taraf ile müvekkili Banka arasında davacının ücretine dair iş sözleşmesi imzalanarak sonrasında düzenli olarak davacının ücretinde artış yapıldığını belirterek davanın r...