Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kamu görevlisinin tanımının yapıldığı 5237 sayılı TCK'nin 6/1-c maddesinin gerekçesinde yer alan "kamusal faaliyet, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir" ve "kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı" şeklindeki açıklamalar karşısında; Antalya PTT Müdürlüğünün 17/09/2014 tarihli yazısına göre yüklenici firma elemanı olarak istihdam edilen sanığın kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağı gözetildiğinde; şikayetçi ... tarafından 14/02/2012 tarihinde ...'a gönderilmek üzere PTT Müdürlüğüne teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilmek üzere...
5. Ceza Dairesi 2021/9255 E. , 2022/7393 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kamu görevlisinin tanımının yapıldığı 5237 sayılı TCK'nin 6/1-c maddesinin gerekçesinde yer alan "kamusal faaliyet, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir" ve "kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı" şeklindeki açıklamalar karşısında; Antalya PTT Müdürlüğünün 17/09/2014 tarihli yazısına göre yüklenici firma elemanı olarak istihdam edilen sanığın kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağı gözetildiğinde; şikayetçi ... tarafından 14/02/2012 tarihinde ...'a gönderilmek üzere PTT Müdürlüğüne teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilmek üzere yüklenici firma elemanı olarak PTT'de istihdam edilen sanığa teslim edildiği, sanığın söz konusu kargoyu alıcısına teslim etmemesine rağmen kargoyu ilgili PTT şubesinin bağlı olduğu mahalle muhtarlığının girişinde iş yeri bulunan tanık ...'ya imza karşılığında teslim ettiğini belirttiği ancak teslim listesindeki imza ve yazıların tanık Veli'ye ait olmadığının 10/05/2013 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, ayrıca sanığın aşamalardaki savunmalarında alıcı Yağmur ile birlikte muhtarlığa gittiklerini, muhtar ...'nin Yağmur'a "Kargoyu Osman amcana teslim ettim" dediğini belirtmesine karşın, tanıklar Halil ve Yağmur'un böyle bir durumun söz konusu olmadığını beyan ettikleri ve Yağmur'un, kendisinin Osman isminde bir amcasının olmadığını belirttiği, sonuç olarak kargonun alıcısına teslim edilmediği gibi göndericisine de iade edilmediği şeklinde sübut bulan olayda, sanığın eyleminin TCK'nin 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule g...