Sanığın yüzüne karşı verilen 04/02/2016 tarihli kararda temyiz başvuru süresinin yüzüne karşı karar verilenler için tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, kararın 18/03/2016 tarihinde tebliği üzerine sanık müdafiinin sunduğu 21/03/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 26/11/2015 tarihli değer tespit tutanağına göre, suça konu lastiklerden kullanılabilir durumda olan 2 adedinin değerinin 150-200 TL olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu lastiklerin değeri itibariyle sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde cezasından TCKnın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin...
2. Ceza Dairesi 2021/1349 E. , 2022/13331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın yüzüne karşı verilen 04/02/2016 tarihli kararda temyiz başvuru süresinin yüzüne karşı karar verilenler için tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, kararın 18/03/2016 tarihinde tebliği üzerine sanık müdafiinin sunduğu 21/03/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 26/11/2015 tarihli değer tespit tutanağına göre, suça konu lastiklerden kullanılabilir durumda olan 2 adedinin değerinin 150-200 TL olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu lastiklerin değeri itibariyle sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde cezasından TCKnın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da; sanığın suça konu lastikleri sattığı yeri veya kişiyi söylemesi suretiyle lastiklerin iadesini sağlaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, lastiklerin kolluk araştırması neticesinde bulunarak müştekiye teslim edildiği, yalnızca lastikleri satın alan kişinin zararını karşılamaktan ibaret eylemi nedeniyle, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşulları oluşmadığı halde, cezasından TCKnın 168/2. maddesi gereğince indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; ayrıca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiği halde, indirim oranının 1/2'den fazla olması gerektiği gözetilmeden sanığın TCK'nın 142/2-h ve 145. maddeleri üzerinden belirlenen cezasından ½ oranında indirim yapılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğ...