Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9332 K. 2022/8378

E. 2020/9332K. 2022/837827 Haziran 2022
iptal kararıiadetedbir kararıyerleşim yeri
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Sanığın kollukta ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemesi ve olay tutanağına göre farklı beyanlarda bulunması karşısında, vicdani kanı oluşturacak sayıda olay tutanağı tanığının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak suça konu uyuşturucu maddelerin nasıl ve nerede ele geçirildiğinin sorulması, sonucuna göre, dosyadaki diğer delillerle birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya...

Karar Metni

10. Ceza Dairesi 2020/9332 E. , 2022/8378 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Sanığın kollukta ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemesi ve olay tutanağına göre farklı beyanlarda bulunması karşısında, vicdani kanı oluşturacak sayıda olay tutanağı tanığının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak suça konu uyuşturucu maddelerin nasıl ve nerede ele geçirildiğinin sorulması, sonucuna göre, dosyadaki diğer delillerle birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02/05/2014 tarihli çağrı yazısının sanığın MERNİS adresinde Kanunun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği gözetilmeyerek mahkûmiyet kararı verilmesi, 3) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCKnın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer al...