Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.02.2022 tarihli ve 2021/13389 Esas, 2022/766 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle Kadastro tespitinden sonra 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanun'un 27/son maddesinde usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle mahkemenin tutanakları kadastro müdürlüğüne iade edemeyeceği, aynı Kanun'un geçici 1. ve 4. maddelerinde de bu kanun hükümlerinin kesinleşmeyen davalarda da uygulanacağının öngörüldüğü, bu durumda anılan kanun hükümleri ve Yargıtay İçtihadı...
8. Hukuk Dairesi 2022/2346 E. , 2022/6406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.02.2022 tarihli ve 2021/13389 Esas, 2022/766 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle Kadastro tespitinden sonra 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanun'un 27/son maddesinde usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle mahkemenin tutanakları kadastro müdürlüğüne iade edemeyeceği, aynı Kanun'un geçici 1. ve 4. maddelerinde de bu kanun hükümlerinin kesinleşmeyen davalarda da uygulanacağının öngörüldüğü, bu durumda anılan kanun hükümleri ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.03.1996 tarihli ve 1996/6 Esas, 1996/2 Karar sayılı kararları doğrultusunda davanın esastan incelenip karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 409 ve 544 parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmış, bu defa davacı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. 1975 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli 409 ve 544 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, ırsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiş; itirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine; çekişmeli taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının uymadığı; gayrisabit hudutlar ihtiva ettiği ayrıca zilyetlikle iktisap için Kanun'un öngördüğü şartlarında gerçekleşmediği ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak eldeki davayı açmıştır. O halde, iddianın öne sürülüş biçimine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; çekişmeli taşınmazlarda kadastro tespit tarihine kadar kimin, ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü; tespit gününe kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının tespit maliki yahut mirasçıları lehine gerçekleşip gerçekleşmediği; tespite esas vergi kayıtlarının taşınmazlara ait olup olmadığı; ait ise miktarı itibariyle geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece bozma ilamı sonrasında yapılan 2017 tarihli keşifte dinlenen 1941-1943 ve 1956 doğumlu mahalli bilirkişiler; benzer beyanlarında dava konusu taşınmazların (tespit maliki olan) ... oğlu ...a ait olduğunu duyduklarını; ancak kendilerinin ... oğlu ...ı görmediklerini; bildikleri kadarı ile tespit maliki ... oğlu ...ın ..., ...,...,.... ve .... isminde çocukları olduğunu;bun...