Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi 3.kişi ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96 vd maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarih ve 2016/15504 Esas, 2019/9469 Karar sayılı ilamı ile, haczin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edildiği adresten farklı olarak üçüncü kişinin şube adresinde yapılmış olup, haciz esnasında borçlu şirket yetkilisi hazır olmadığı gibi, borçlu şirkete ait evrak da bulunmadığı,...
12. Hukuk Dairesi 2022/3126 E. , 2022/8020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi 3.kişi ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96 vd maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarih ve 2016/15504 Esas, 2019/9469 Karar sayılı ilamı ile, haczin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edildiği adresten farklı olarak üçüncü kişinin şube adresinde yapılmış olup, haciz esnasında borçlu şirket yetkilisi hazır olmadığı gibi, borçlu şirkete ait evrak da bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin borçlu şirketten daha önce kurulduğu, davalı alacaklı tarafından üçüncü kişi yararına olan karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden, davanın kabulü yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetli olmadığından bahisle karar bozulmuştur. 1- Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İstihkak davalarında davanın esasına yönelik karar verildiği hallerde karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda alacak tutarı 81.811,00TL iken mahcuzların değeri 100.000,00TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, alacak tutarı olan 81.811,00TL üzerinden vekalet ücretine karar vermek gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. 3-Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda düzenlenen, yargı harçlarının alınması kamu yararına ilişkin olduğundan, bu hususun mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir. İstihkak davalarında davanın kabulüne karar verildiği hallerde hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, karar ve ilam harcının 81.811,00TL alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken eksik harca hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMKnun ek ge...