Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre ve özellikle mahalli mahkemece 17.05.2016 tarihli kararla kadın yararına 150.00 TL tedbir nafakası, ortak çocuklar yararına aylık 100.00'er TL tedbir nafakasına hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeği, davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı kadına...
2. Hukuk Dairesi 2022/6066 E. , 2022/6407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre ve özellikle mahalli mahkemece 17.05.2016 tarihli kararla kadın yararına 150.00 TL tedbir nafakası, ortak çocuklar yararına aylık 100.00'er TL tedbir nafakasına hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeği, davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı kadına kusur olarak yüklenilen vakıalar temyiz kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir. Davalı erkeğe, ev alınacak sözü verilmesine rağmen ev alınmadığı, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı vakıaları kusur olarak yüklenilmiş ise de, bu vakıalara davacı kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanılmadığı, hakaret vakıasına ilişkin tanık beyanlarının ise soyut nitelikli olduğu itibar edilemeyeceğinden ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. O halde bu vakıalar erkeğe kusur olarak yüklenemez. Bu durumda, mahkemece belirlenen tarafların gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı kadının, davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı erkeğin davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar davacı kadın, davalı erkeğe nazar ağır kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 4-Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı kadın ağır kusurlu olduğundan, kadın yararına TMK 175. madde koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
5-Mahkemece bozma öncesi verilen ilk kararda, davacı kadın yararına aylık 150,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm davalı erkek tarafından tamamı yönünden temyiz edilmiş, bozma sonrası verilen son kararda ise davacı kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. İlk k...