Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3321 · K. 2022/6662
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3321 K. 2022/6662

E. 2022/3321K. 2022/66624 Temmuz 2022
tazminatnafakaboşanmaiştirak nafakasıkarşılıklı boşanmamanevi tazminatvelayetkişilik haklarına saldırımaddi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, kişisel ilişki ve iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında; davacı-birleşen dosya davalısı erkeğin dava dilekçesinde karşı taraf açısından iddia ettiği hususların ispatı için delil sunulmadığı, birleşen davada ise erkeğin daha ağır kusurlu olduğu ve bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, devamına imkân vermeyecek şekilde taraflar...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/3321 E. , 2022/6662 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, kişisel ilişki ve iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında; davacı-birleşen dosya davalısı erkeğin dava dilekçesinde karşı taraf açısından iddia ettiği hususların ispatı için delil sunulmadığı, birleşen davada ise erkeğin daha ağır kusurlu olduğu ve bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, devamına imkân vermeyecek şekilde taraflar arasında geçimsizliğin olduğu, eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, davacı-birleşen dosya davalısı erkeğin müşterek çocuk için kararın kesinleşmesiyle birlikte 500TL iştirak nafakası ile kadına 20 bin TL maddî tazminat ve 15 bin TL manevî tazminat ödemesine karar verilmiştir. Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf başvurularının tüm yönlerden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen bu karar taraflarca temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davalı-birleşen dosya davacısı kadının dilekçesinde, 2018 yılı Miraç Kandilinden itibaren 3-4 gün birlikte yaşadıklarını, erkeğin dava açmasından sonra Ağustos ayında yine 17 gün birlikte kaldıklarını, yaşanan bazı tartışmaların da ardından en son olarak 19 Ocak 2019 tarihinde 12-13 gün boyunca hep beraber olduklarını beyan etmesi karşısında bir araya gelinen zamanlar öncesindeki vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Erkeğin açtığı dava, 10.7.2018 tarihli olup, kadının birleşen davasının açıldığı 05.04.2019 tarihine kadar 2018 yılı Miraç Kandilinde, Ağustos ayında ve 2019 yılı Ocak ayında tarafların bir araya geldikleri görülmüştür. Bu suretle ilk derece mahkemesince "kadın tayin olunca erkeğin ev eşyalarını kadının bilgisi olmadan sattığı, eşyalar satıldığında tarafların halen evli olduğu" kusuru dışındakilerin her iki tarafça affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince affa uğrayan ya da en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gereken vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmesi ve bölge adliye mahkemesince esastan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını ge...

Atıf Yapılan Mevzuat

KesinKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 370

Onama kararları

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/373 · K. 2022/2271

10 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/1376 · K. 2022/3828

20 Nisan 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4736 · K. 2022/6604

4 Temmuz 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/833 · K. 2022/2696

21 Mart 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4731 · K. 2022/6702

5 Temmuz 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/1091 · K. 2022/2532

17 Mart 2022