Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/13104 · K. 2022/10719
Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/13104 K. 2022/10719

E. 2021/13104K. 2022/107195 Temmuz 2022
adil yargılanma hakkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, işin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleriyle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; örneğin sanığın ölümü nedeniyle için dosyanın esasına girmeden, kararı bozmak ve davayı düşürmek gerekir. Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da...

Karar Metni

6. Ceza Dairesi 2021/13104 E. , 2022/10719 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, işin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleriyle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; örneğin sanığın ölümü nedeniyle için dosyanın esasına girmeden, kararı bozmak ve davayı düşürmek gerekir. Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, işbu karar dairesince onanmalıdır. Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde kararın sanığın ölümü nedeniyle bozulması ve ilk derece mahkemesince davanın düşürülmesi gerekir. Aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz. Somut olayda, sanığın karardan sonra temyiz aşamasında 31.10.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakta ise de, verilen beraat kararı usul ve yasaya uygundur. Dairemize göre, sanığın temyiz aşamasında ölmesi dolayısıyla beraat kararının bozulması ve bilahare davanın düşürülmesi adil yargılanma hakkının önemli en önemli alt başlıklarından biri olan lekelenmeme hakkının ihlali olacaktır. Üstelik Yargıtay'ın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, ceza yargılamasının temyiz aşamasında sanığın ölümü halinde, Yargıtay'ın ilgili Dairesi 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşme kararı verilmek üzere bozulmasına karar vermektedir. Bu durumda kısa bir sürede olsa ölen sanık hakkında yargılama faaliyetine devam edilecek iken, usul ve yasaya uygun olan beraat hükmünün onanması halinde yargılama faaliyeti sona ermiş olacaktır. Açıklanan nedenlerle; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ...ın temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 05.07.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/16352 · K. 2022/10008

28 Haziran 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/9773 · K. 2022/4749

31 Mart 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/16612 · K. 2022/11112

13 Eylül 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/18653 · K. 2022/13362

10 Ekim 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/25289 · K. 2022/16130

22 Kasım 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/10202 · K. 2022/5475

12 Nisan 2022