Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.10.2020 tarih ve 2019/204 E. - 2020/373 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... ile TEB A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının kredi nedeniyle taşınmazını banka lehine ipotek verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın satıldığını ve borcun ödendiğini, davacının davalıya rücu hakkı bulunduğunu, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini...
11. Hukuk Dairesi 2021/3164 E. , 2022/5793 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.10.2020 tarih ve 2019/204 E. - 2020/373 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... ile TEB A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının kredi nedeniyle taşınmazını banka lehine ipotek verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın satıldığını ve borcun ödendiğini, davacının davalıya rücu hakkı bulunduğunu, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, bankadan çekilen kredinin birlikte kullanıldığını, taraflar arasında protokol düzenlendiğini ve protokolde ... ve ...'in kredi borçlusu olarak yazılı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; protokolde kredinin davacı ve davalı tarafından birlikte çekildiği, borçlusunun davalı olduğu, davacının çekilen kredi karşılığında davalıya 75.340,00 TL ödemesi gerektiğinin belirlendiği, her ne kadar davacının da kredi ödemesinden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de ödemelerin birlikte yapılacağına dair düzenlemenin yer almadığı, asıl borçlunun davalı ... olduğu, davacının genel kredi sözleşmesini müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı, kredi ödemesinden davacının sorumlu olduğa dair protokol dışında başka delil sunulmadığı, davalının kredi borcunun 77.915,41 TL'lik kısmını ödediği, kalan borcun ödenmediği, davalı tarafından kredi borcu kapatıldığında ve ipotek kaldırıldığında davacının 75.340,00 TL'lik ödemeyi davalıya ödeneceği, protokol kapsamına alınan kredi borcunun davalı tarafından kapatılmadığı, davalı ... ile dava dışı TEB A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle alacaklı bankanın ... ile ... hakkında takip başlattığı, takip neticesinde davacı ...'in taşınmazının ihale yolu ile 79.050,00 TL bedelle satıldığı, davacının taşınmazının satılması ile davalının borcunun ödenmiş olduğu, davacının taşınmazının borca karşılık satılması nedeni ile davacının alacaklı olan bankaya halef olduğu, davacı ...'in davalı aleyhine ilamsız takip yapmasının yasal ve doğru olduğu, ...'ın bu takibe itiraz etmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre ihale ile satılan davacının taşınmazının 90.000,00 TL değerinde olduğu, dolayısıyla davacının davalıya taşınmazının değeri kadar rücu hakkının olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile takip dosyasına itirazın iptaline, takibin kaldığı ...