Taraflar arasında görülen davada İskilip Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.03.2021 tarih ve 2021/25 E. - 2021/131 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı Hitit Comexim şirketinde ortaklığı sırasında davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkilinin hisselerini gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, herhangi bir ödeme yapmadığını, bu hususla alakalı Bükreş Mahkemesinde açılan davanın, 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı karar ile kabulüne karar verilerek 230.221,68...
11. Hukuk Dairesi 2021/3957 E. , 2022/5804 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İskilip Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.03.2021 tarih ve 2021/25 E. - 2021/131 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı Hitit Comexim şirketinde ortaklığı sırasında davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkilinin hisselerini gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, herhangi bir ödeme yapmadığını, bu hususla alakalı Bükreş Mahkemesinde açılan davanın, 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı karar ile kabulüne karar verilerek 230.221,68 lei tazminata hükmedildiğini, kararın 03.07.2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın tercüme edildiğini, apostil şerhinin bulunduğunu ileri sürerek Bükreş Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı ve 03.07.2014 kesinleşme tarihli kararının tanınmasını ve tenfizini istemiştir. Davalı, mahkemenin görevli olmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu, tanıma ve tenfiz için kararda gerekli şerhin bulunmadığını, kararın tanınması ve tenfizinin yasal olarak mümkün olmadığını, iki ülke arasında imzalanan ticari bir anlaşmanın bulunmadığını, davacı yararına hükmedilen meblağın davacı adına bankaya bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) görülen 6028/3/2012 Esas sayılı dosyasında, davalının 05/07/2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar ile davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, verilen kararın Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 52,53,54 ve 58. maddelerinde belirtilen şartları taşıdığı, bu haliyle mevzuatımaza uygun olduğu bu nedenle tanıma ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, huzurdaki davanın mahiyeti itibariyle bir tespit davası niteliğinde olması hasebiyle maktu harçla görülüp sonuçlandırılmasında isabetsizlik bulunmamasına ve 6102 sayılı TTKnın 5/4. maddesi uyarınca, davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmemiş olmasının bozma sebebi yapılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz ...