Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/10/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair hükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 09/02/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 879 ada 21 parsel sayılı taşınmazın zilyedi ve müstakbel maliki olduğunu, söz konusu arsanın sağ tarafında bulunan komşu taşınmazın maliki olan davalı tarafından müvekkilin taşınmazına inşaat molozları ve hafriyatı döküldüğünü...
7. Hukuk Dairesi 2022/4460 E. , 2022/5218 K.
"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/10/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair hükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 09/02/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 879 ada 21 parsel sayılı taşınmazın zilyedi ve müstakbel maliki olduğunu, söz konusu arsanın sağ tarafında bulunan komşu taşınmazın maliki olan davalı tarafından müvekkilin taşınmazına inşaat molozları ve hafriyatı döküldüğünü ve çite zararlar verildiğini, haksız fiil niteliğindeki elatmanın önlenmesi ile birlikte zararın tazmin yolu ile giderilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı, davacının 879 ada 21 parsel sayılı taşınmazın maliki olmadığını, taşınmaz üzerinde hafriyat arığı bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 6.130,96 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine 8. Hukuk Dairesinin 07.09.2020 tarihli 2018/5447 Esas, 2020/4903 Karar sayılı ilamı ile "Karar başlığında Aile Mahkemesi yazılmış ise de maddi hata sonucu yazıldığı mahkemesinde her zaman düzeltilebileceği davacı vekilinin, 879 ada 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak elatmanın önlenmesi, eski hale getirilme tazminatı ve haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat davası açmış olmasına rağmen, sadece 21 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak eski hale getirme tazminatı hakkında hüküm tesis edilmesi, elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat talebi hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının dava tarihinde malik sıfatını haiz olmadığı, dava tarihi itibariyle kişisel veya ayni hakka dayanan hakkını ispat edemediği gerekçesiyle, aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. 4721 sayılı TMK'nin 705/1. maddesi;"Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü amirdir. Cebri artırma ve ihale TMKnın 705 ve İİKnın 134. maddeleri u...