Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün ve 25/02/2016 tarihli ek kararın süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ilçede Avukat olması nedeniyle, davalı banka ile uzun yıllar süren kredi ilişkisi olduğunu; ancak, 31/03/2004 tarihinde bilgisi dışında kredili bankomat hesabı açılarak para çekilmiş olduğunu, aleyhine ve asıl krediye kefil olan kişilere icra takibi başlatıldığını, kendisinin böyle bir krediden bilgisinin olmadığını, bu durumun bankada iki çalışanın tutuklanması üzerine başlatılan inceleme ile anlaşıldığını; bu krediden dolayı borcu olmadığının tespitine ilişkin açılan davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştiğini...
3. Hukuk Dairesi 2022/4609 E. , 2022/6568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün ve 25/02/2016 tarihli ek kararın süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ilçede Avukat olması nedeniyle, davalı banka ile uzun yıllar süren kredi ilişkisi olduğunu; ancak, 31/03/2004 tarihinde bilgisi dışında kredili bankomat hesabı açılarak para çekilmiş olduğunu, aleyhine ve asıl krediye kefil olan kişilere icra takibi başlatıldığını, kendisinin böyle bir krediden bilgisinin olmadığını, bu durumun bankada iki çalışanın tutuklanması üzerine başlatılan inceleme ile anlaşıldığını; bu krediden dolayı borcu olmadığının tespitine ilişkin açılan davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştiğini ileri sürerek; bilmeden bu kredi hesabına yatırmış olduğu 11.870TL'nin ve icra takiplerinin kesinleşmiş karara rağmen devam ettirilmesi nedeniyle itibarı sarsıldığından 5.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 9.129,91TL'nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, 5.000TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın davalı tarafça temyizi üzerine, Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 07/09/2015 tarihli, 2015/17782 Esas ve 2015/26497 Karar sayılı kararla, " Mahkemece, olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gözetilerek manevi tazminat isteminin reddine karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmuş; bu kez davalı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dinar Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla), 25/01/2016 tarihli ek kararla; karar düzeltme başvurusu süresinde olmadığından, reddine karar verilmiştir. Davalı bu kez, 08/02/2016 tarihinde tebliğ edilen karar düzeltme talebi ret kararına ilişkin 18/02/2016 havale tarihli dilekçesi ile karar düzeltme başvurusunun reddi kararının incelenmesi ile birlikte, temyiz yoluna başvurmuştur. Dinar Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla), 25/02/2016 tarihli ek kararla bu defa, temyiz başvurusu süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine; asıl hükme ilişkin olarak, maddi tazminat istemi yönünden hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; ek karar ve asıl karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1)Davalının 25/02/2016 tarihli ek karara yönelik, temyiz itirazının incelenmesinde; HUMK'nın 432. maddesinin yollamasıyla 426/F-1. maddesi gereğince mahkemelere sadece temyiz istemi yönünden tanınmış olan "kanuni süre geçtikten sonra temyiz yapılması veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkem...