Sanığın üzerine atılı basit güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1)Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren basit güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın...
11. Ceza Dairesi 2022/423 E. , 2022/14889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın üzerine atılı basit güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1)Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren basit güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2)Kabule göre de; iddianamede, sanığın TCK'nin 155/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, TCK'nin 155/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.