Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; otomobil pazarında araç almak için gezerken davaya konu aracı almak istediğini ve gerekli işlemler için gittiği Beşiktaş 16. Noterliğinde 21/07/2004 tarihli sahte kimlikli şahsın satıcı olduğu sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden 24.000 TL bedel ödediğini, Trafik Sicil Müdürlüğüne gittiğinde aracın çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, bunun üzerine araca el konulduğunu ve kendisi hakkında yasal işlemler başlatıldığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek; 24.000 TL'nin 21/07/2004 tarihinden itibaren...
3. Hukuk Dairesi 2022/4662 E. , 2022/7036 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; otomobil pazarında araç almak için gezerken davaya konu aracı almak istediğini ve gerekli işlemler için gittiği Beşiktaş 16. Noterliğinde 21/07/2004 tarihli sahte kimlikli şahsın satıcı olduğu sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden 24.000 TL bedel ödediğini, Trafik Sicil Müdürlüğüne gittiğinde aracın çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, bunun üzerine araca el konulduğunu ve kendisi hakkında yasal işlemler başlatıldığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek; 24.000 TL'nin 21/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı noterden tahsilini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın reddine yönelik olarak verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine; Dairece verilen 10/06/2015 tarihli ve 2015/7653 E. 2015/1069 K. sayılı kararla; söz konusu kimliğin iğfal kabiliyeti olup olmadığı ve davalı noter yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediği hususunda araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesinde alınan ekspertiz raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece; 3.kişinin bu eylemiyle illiyet bağının kesildiği, satış sözleşmesinde her iki tarafın satılan otonun trafik kaydını inceledikleri ve bildikleri hususunun da satış senedinin 7.maddesinde açıkça yazılı olduğu, bu nedenle olayda davalı noterin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 15/10/2018 tarihli ve 2018/2156 E. 2018/10028 K. sayılı kararla; sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, aslı temin edilemeyen, bu nedenle iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanına istinaden söz konusu araç satış işleminin yapıldığı, davalı noterin sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu ve nedensellik bağının kesildiğini ispat edemediği gözetilmek suretiyle davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve belirlenecek bu maddi kaybın davalı noterden tazminine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Söz konusu bozma kararı üzerine, mahkemece; davanın kabulü ile, 24.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, dahili davalı mirasçılar tarafından temyiz edilmiştir. 1- Türk Medeni Kanununun 619. maddesinde; Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilir Aynı Kanun'un 625.maddesinde ise; "Resmî defter tu...