Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01/08/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve istirdat talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalı tarafından açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/291 E., 2013/169 K. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine toplam 3.833,32 TL'nin tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin dosyayı takip eden vekil ile görüşerek hüküm altına alınan tutarı ödeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin avukatlık ücreti açıklamalı ve yasal dayanağı bulunmayan ödeme dışında yer alan tüm alacak...
7. Hukuk Dairesi 2022/1955 E. , 2022/5461 K.
"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01/08/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve istirdat talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafından açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/291 E., 2013/169 K. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine toplam 3.833,32 TL'nin tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin dosyayı takip eden vekil ile görüşerek hüküm altına alınan tutarı ödeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin avukatlık ücreti açıklamalı ve yasal dayanağı bulunmayan ödeme dışında yer alan tüm alacak kalemleri karşılığı olan toplam 4.001,31 TL'yi dosyayı takip eden avukatın hesabına 10/06/2013 günü ödediğini, bu ödeme ile birlikte adı geçen mahkemenin kararından doğan hiçbir alacağının kalmadığını, ancak ödemenin yapıldığı gün mahkeme kararından doğan alacaklar için İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2013/16077 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkilinin dava açmak yerine icra müdürlüğüne beyanda bulunması sebebiyle de müvekkili hakkındaki takibin kesinleştiğini, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinde davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasından haksız ve hukuka aykırı şekilde fazla tahsil edilen 1.200,00 TL alacak ve 45,50 TL harç ve diğer kalemlerin istirdatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, icra takibine koydukları asıl alacağın, yargılama giderlerinin ve bu ilama ilişkin vekalet ücretinin kendilerinin haberi olmadan takipten önce ödendiğini, yine icra dosyasındaki mahkemenin takdir ettiği faizin bir kısmının da ödendiğini, ancak mahkemenin takdir ettiği faizin bir kısmının ve icra vekalet ücretinin ödenmediğini, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece ilk olarak, davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.12.2015 tarih ve 2014/13150 Esas, 2015/15190 Karar sayılı ilamında Borçlu İcra İflas Kanununun 72. maddesi hükmü çerçevesinde; icra takibi öncesinde veya icra takibi sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir. Ancak, borçlunun icra mahkemesine şikayet yoluna başvurmaması veya icra mahkemesinden takibin iptalini istememesi, menfi tespit davası açmasına engel değildir. Hâl böyle olunca, davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddi isabetsiz olup, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonuc...