"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki nedenine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine ilişkin hüküm kurulmuştur. Davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalı erkeğin eşine aptal, gerizekalı, çık...
2. Hukuk Dairesi 2022/5106 E. , 2022/7562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakaları ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki nedenine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine ilişkin hüküm kurulmuştur. Davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalı erkeğin eşine aptal, gerizekalı, çık git, daha ne bekliyorsun bu evde şeklindeki sözlerle hakaret ettiği ve onu evden kovduğu, birlik görevlerini yerine gereği gibi yerine getirmediği, son kez barışmaları üzerinden yaklaşık bir hafta bir arada yaşadıkları, bu dönemde de davalı erkeğin, eşinin annesini arayarak eşinden bahisle yine hakaretler ettiği, davacı kadının annesini arayarak davalının eski hareketlerine devam ettiğini, kendisini evden kovduğunu söylediği ve kendisini almalarını istediği, davacı kadının babasının müşterek haneye giderek müşterek çocuğu ve davacıyı alıp getirdiği, davalının daha sonra eşinden özür dilediği ancak davacının kabul etmediği, davacı kadına atfedilen yalan söylediği şeklindeki kusurlu davranışlardan sonra tarafların ayrılıp tekrar barışarak bir araya geldikleri bu nedenle bu olayların kusur olarak nazara alınmamayacağı gerekçesi ile davalı erkek tam kusurlu bulunarak boşanma ve boşanmanın ferilerine hükmedilmiş ise de; davacı kadının tanıklarının beyanlarından dava tarihinden sonra tarafların barışarak bir hafta bir arada yaşadıkları anlaşıldığından, barışarak bir arada yaşadıkları bu tarihe kadar olan vakıaların affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca,davalı erkeğe, tarafların barışma tarihinden önceki döneme ilişkin olan vakıalar kusur olarak yüklenemeyeceği gibi barışma tarihinden sonra gerçekleşen vakılar da yeni bir dava açılarak ileri sürülmediğinden yine kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu durum karşısında, tarafların her ikisinin de boşanmaya sebebiyet verecek derecede bir kusurunun varlığı kanıtlanamamış olup açılan davanın reddi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesi sonucu boşanmaya karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı ise de, boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2- Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı...