Davacı, davalılardan iş verene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 6100 sayılı HMK'nun 297/son maddesindeki: Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında;...
10. Hukuk Dairesi 2022/9371 E. , 2022/11536 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan iş verene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 6100 sayılı HMK'nun 297/son maddesindeki: Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir. Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK'nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Eldeki dava dosyasında; davacı davalı Apartman işyerinde 04/09/1997-28/10/2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesi davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Apartmanı Yöneticiliğinde 04/09/1997- 28/10/2011 tarihleri arasında; yılın Ekim - Mayıs (dahil) ayları arası 8 ayı süresinde davalı apartmanda çalışmasının tam süreli, Haziran - Eylül (dahil) ayları arası 4 ayı süresinde davalı apartmanda çalışmasının ayda 6 gün kısmi süreli çalışma şeklinde brüt asgari ücret üzerinden (ilgili aylarda geçeri prime esas kazanç alt tutarından az olmamak üzere) fiilen ve sigortalı olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine ve feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalı olarak bildirilmeyen eksik 3397 GÜN hizmetinin bulunduğu ve Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Somut olayda, dosyada mevcut 29.12.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı, dosyadaki mevcut delil durumuna göre bilirkişi raporunun olaya ve oluşa uygun olduğu, buna göre yapılan hesaplamada eksik hizmet gün sayısının 3727 gün olarak bulunduğu anlaşılmakla Mahkemece davacının eksik hizmet gün sayısının 3397 gün olarak belirtilerek hükmün infazı kabil olmayacak şekilde oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere...