5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; somut olayda sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimini, suç işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... cezayı belirleyen mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak...
11. Ceza Dairesi 2022/6700 E. , 2022/15355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; somut olayda sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimini, suç işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... cezayı belirleyen mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 302/1.maddesi uyarınca temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmesine, 29.09.2022 tarihinde Yargıtay Üyesi ...'ın eleştiri yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ; Sayın çoğunluğun sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, istinafı üzerine kurulan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hükme yönelik, sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine, temyiz isteminin esastan reddine karar verilirken sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayininin aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığına ilişkin eleştiri düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır, zira; Sanıklar müdafilerinin temyizleri suçun sübut bulmadığı, teşhis işleminin usule uygun yapılmadığına tayin edilen cezanın orantısız olduğuna ve atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği ilişkin olup sanıklar hakkında kurulan hüküm yönünden aleyhe başkaca temyiz istemi yoktur. Evvel emirde CMK'nin 288 maddesinde "Temyiz , ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır" yine CMK' nin 294. maddesinde "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır" ve yine CMK' nin 298 maddesinde ise "temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin saptanması" halinde Yargıtay'ın temyiz istemini ret edeceği hükümlerine yer verilmiş...