Mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde 9 yaşında olan mağdura karşı velâyet sahibi sanık tarafından işlenen suça ilişkin şikâyet hakkının sanıkta bulunduğu, mağdurun annesinin yaşı küçük mağdur adına şikâyet hakkını kullanma yetkisinin bulunmadığı, mağdura 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevlendirilen ve duruşmada hazır bulunan zorunlu vekilin, şikâyet ve kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2 nci maddesi ile 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, bu itibarla sanık hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi gereği katılma hakkına sahip olduğu, adı geçen Kurum'un, gerekçeli kararın...
1. Ceza Dairesi 2022/5912 E. , 2022/7554 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/250 E., 2016/480 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde 9 yaşında olan mağdura karşı velâyet sahibi sanık tarafından işlenen suça ilişkin şikâyet hakkının sanıkta bulunduğu, mağdurun annesinin yaşı küçük mağdur adına şikâyet hakkını kullanma yetkisinin bulunmadığı, mağdura 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevlendirilen ve duruşmada hazır bulunan zorunlu vekilin, şikâyet ve kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2 nci maddesi ile 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, bu itibarla sanık hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi gereği katılma hakkına sahip olduğu, adı geçen Kurum'un, gerekçeli kararın tebliği üzerine kanunî süresi içinde temyiz başvurusunda bulunduğu ve inceleme konusu kamu davasına katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 06.03.2007 tarihli ve 2007/31 Esas, 2007/56 Karar sayılı ve 19.10.2010 tarihli ve 2010/149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararları uyarınca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddeleri gereği kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir. Katılan Kurum vekili ve sanığın temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/250 Esas, 2016/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18. 05.2022 tarihli, sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiğinden bahisle bozma görüşünü içerir ...