Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, davalılardan iş merkezi içerisinde büro satın aldıklarını, satın alınan bu büroların tavanı ortak olup, tamamının binanın üst katında bulunduğunu, büroları satın aldıktan kısa bir süre sonra büroların tavanının çatladığını ve su damlatarak kullanamaz hale getirdiğini, davalıların bu durumdan haberdar edildiğini, soruna kalıcı bir çözüm getiremediklerini, söz konusu büroların ayıplı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, her bir davacı için ayrı ayrı olarak büronun tavanının kalıcı tamiri için...
3. Hukuk Dairesi 2022/5891 E. , 2022/7383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davalılardan iş merkezi içerisinde büro satın aldıklarını, satın alınan bu büroların tavanı ortak olup, tamamının binanın üst katında bulunduğunu, büroları satın aldıktan kısa bir süre sonra büroların tavanının çatladığını ve su damlatarak kullanamaz hale getirdiğini, davalıların bu durumdan haberdar edildiğini, soruna kalıcı bir çözüm getiremediklerini, söz konusu büroların ayıplı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, her bir davacı için ayrı ayrı olarak büronun tavanının kalıcı tamiri için 10.000,00 TL, ayıptan dolayı iş yerinde oluşan zarar için 5.143,67 TL ve iş yerinin değer kaybından dolayı 5.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 60.431,00 TL tazminatın satış tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişler, 21/05/2014 tarihinde davacı ... yönünden zarar talebini 5.143,67 TL'den 6.574,88 TL'ye yükseltmişlerdir. Davalılar, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24/06/2021 tarih 2020/5923 -2021/7189 sayılı ilamı ile dosyada denetlenebilecek gerekçeli bir karar bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş;hüküm,davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava tarihinden önce ölmüş kişi adına dava açılamayacağı gibi dava tarihinden önce ölmüş kişiye karşı açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı da sürdürülemez. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde,ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. (4721 sayılı TMK m. 28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen taraf...