Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; SGK mensubu hastalara verdiği tedavi hizmetlerine ilişkin Kuruma sundukları faturalardan gerekçe bildirilmeden kesinti yapıldığını belirterek, kurumun haksız yaptığı 216.350,51 TL kesintinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davaya konu kesintilerin 2007 yılının şubat ayına ait faturalara ilişkin olmasına rağmen, Kurumca 2014 yılı kasım ayı...
3. Hukuk Dairesi 2022/4136 E. , 2022/7404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; SGK mensubu hastalara verdiği tedavi hizmetlerine ilişkin Kuruma sundukları faturalardan gerekçe bildirilmeden kesinti yapıldığını belirterek, kurumun haksız yaptığı 216.350,51 TL kesintinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davaya konu kesintilerin 2007 yılının şubat ayına ait faturalara ilişkin olmasına rağmen, Kurumca 2014 yılı kasım ayı kesintilerine dair epikrizlerin gönderilmiş olması nedeniyle kurum tarafından kesintilerin geçerliliğinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne; 216.350,51 TL kesintinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMKnun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya ...