Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/133 Esas, 2021/3286 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen 12.11.2013 tarihli karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklar aracılığı ile davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesinde düzenlendiği şekilde...
8. Hukuk Dairesi 2022/6132 E. , 2022/7880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/133 Esas, 2021/3286 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Mahkemece verilen 12.11.2013 tarihli karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklar aracılığı ile davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesinde düzenlendiği şekilde zemine uygulanmaya çalışılması, tapu kayıtlarının taşınmazları kapsamadığının anlaşılması halinde, uyuşmazlık zilyetlik hükümlerine göre çözüleceğinden yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazların ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususlarının ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 21.08.2028 tarihinde davanın reddine, dava konusu 130 ada 127 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Anılan hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/133 Esas, 2021/3286 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında özetle "Mahkemece, davacı tarafın dayandığı 19.11.1938 tarihli ve 1259 sıra numaralı tapu kaydının, dava konusu taşınmaza uymadığı ve taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, davacı ...ın İskan Kanunu hükümlerine göre oluşturulan Kasım 1938 tarihli ve 1259 sıra numaralı tapu kaydına dayandığı, Mahkemece keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanlarına göre davacı tarafın dayandığı ve iskanen oluşan 19.11.1938 tarih ve 1259 sıra numaralı tapu kaydının doğusunda okunan ... oğlu ... tarlasının 130 ada 125 parsel sayılı taşınmaz olduğu, güneyindeki ... oğlu ... tarlasının 130 ada 126 parsel sayılı taşınmaz olduğu, kuzeyindeki ... oğlu ... taşınmazının 130 ada 129 parsel sayılı taşınmaz olduğu, batısında okunan kırın ise önceden var olduğu, ancak aradan yıllar geçtiği için anlaşılmadığının ifade edilmiş olması karşısında; davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince mevki, hudut ve miktarı itibariyle kapsadığının anlaşıldığı; öte yandan tapu kaydının kadastro sonrasında revizyon görme...