Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/9096 · K. 2022/8120
Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9096 K. 2022/8120

E. 2021/9096K. 2022/812017 Ekim 2022
zilyetlikbilirkişi raporutapusuz taşınmaz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 08.11.2007 havale tarihli dava dilekçesiyle, ... ili ...., ilçesi ....., Köyünde bulunan ekli krokide gösterilen 21.106,63 m2 ve 37.103,33 m2 yüzölçümlü kuru tarla vasfındaki taşınmazları müvekkili olan davacının 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ..., davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu olan taşınmazların 1966 yılında orman olarak tespit dışı bırakıldıktan sonra 15.09.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarılmış oldukları ve bu...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2021/9096 E. , 2022/8120 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R Davacı ... vekili 08.11.2007 havale tarihli dava dilekçesiyle, ... ili ...., ilçesi ....., Köyünde bulunan ekli krokide gösterilen 21.106,63 m2 ve 37.103,33 m2 yüzölçümlü kuru tarla vasfındaki taşınmazları müvekkili olan davacının 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ..., davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu olan taşınmazların 1966 yılında orman olarak tespit dışı bırakıldıktan sonra 15.09.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarılmış oldukları ve bu tarihte orman vasfını yitirerek nitelik itibariyle kazanmaya elverişli hale geldikleri, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırı dışında bırakıldıkları tarihten dava tarihi olan 08.11.2007 tarihine kadar zilyetlikle kazanmak için gerekli 20 yıllık süre şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin önceki hüküm, davacının temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2011 tarih ve 2011/3815 Esas, 2011/5029 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamından, davaya konu taşınmazların, 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda oluşturulan paftada boşluk olarak tespit dışı bırakıldığı, ancak, yörede 1962 yılında 61 numaralı toprak tevzi komisyonu tarafından komşu taşınmazlar hakkında toprak tevzi çalışması yapıldığı ve bu çalışma sonucunda kişiler adına tapu kayıtları oluşturulduğu ve 1966 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmasında bu tapu kayıtları dayanak alınarak tespit tutanakları düzenlendiği ve bu kayıtlara göre sicil oluşturulduğunun anlaşıldığı halde, mahkemece, komşu taşınmazlar hakkında 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmasına ilişkin tevzi paftası getirtilerek paftada çekişmeli yerin ne olarak nitelendirildiği ve komşu parsellere revizyon gösterilen tapu kayıtlarında davaya konu yerin ne olarak gösterildiği hususunun araştırılmadığı, ayrıca, karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda orman kadastro uygulaması ile ilgili olarak en yakın orman sınır noktalarını birleştiren hatlarda orman sınır noktalarının gösterilmediği, keza, fen bilirkişi krokisinde gösterilmiş ise de kadastro paftası ile çakıştırılmadığı, memleket haritası uygulamasında ise sadece çekişmeli yerin gösterilip çevredeki diğer taşınmazların konumunun gösterilmediğinden uygulamanın Yargıtay denetimine açık olmadığı açıklanarak, yöntemine uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama s...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9099 · K. 2022/8124

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9098 · K. 2022/8123

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9097 · K. 2022/8121

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/8816 · K. 2022/8143

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9101 · K. 2022/8119

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/11896 · K. 2022/8138

17 Ekim 2022