Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/9166 · K. 2022/8128
Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9166 K. 2022/8128

E. 2021/9166K. 2022/812817 Ekim 2022
zilyetlikbilirkişi raporutapusuz taşınmaz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili 08.11.2007 havale tarihli dava dilekçesiyle, ... ili ...., ilçesi ...., Köyünde bulunan ekli krokide gösterilen 76.949,1 m2 yüzölçümlü kuru tarla vasfındaki taşınmazı vekil edeni olan davacının 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ..., davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın, 1966 yılında orman olarak tespit dışı bırakılan ve 15.09.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmaları neticesinde orman sınırları dışına çıkarılmış olduğundan bu tarihte orman vasfını...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2021/9166 E. , 2022/8128 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R Davacı ... vekili 08.11.2007 havale tarihli dava dilekçesiyle, ... ili ...., ilçesi ...., Köyünde bulunan ekli krokide gösterilen 76.949,1 m2 yüzölçümlü kuru tarla vasfındaki taşınmazı vekil edeni olan davacının 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ..., davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın, 1966 yılında orman olarak tespit dışı bırakılan ve 15.09.2006 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmaları neticesinde orman sınırları dışına çıkarılmış olduğundan bu tarihte orman vasfını yitirerek nitelik itibariyle kazanmaya elverişli hale geldiği, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırı dışında bırakıldığı 15.09.2006 tarihinden, dava tarihi olan 08.11.2007 tarihine kadar zilyetlikle kazanmak için gerekli 20 yıllık süre şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen davacının davasının reddine ilişkin önceki hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2011 tarih ve 2011/3829 Esas ve 2011/5031 Karar sayılı ilamıyla; "Her ne kadar Mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında bırakıldığı 15.09.2006 tarihinden, dava tarihi olan 08.11.2007 tarihine kadar zilyetlikle kazanmak için gerekli 20 yıllık süre şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın, 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda oluşturulan paftada boşluk olarak tespit dışı bırakıldığı, ancak, yörede 1962 yılında 61 numaralı toprak tevzi komisyonu tarafından komşu taşınmazlar hakkında toprak tevzi çalışması yapıldığı ve bu çalışma sonucunda kişiler adına tapu kayıtları oluşturulduğu ve 1966 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmasında bu tapu kayıtları dayanak alınarak tespit tutanakları düzenlendiği ve bu kayıtlara göre sicil oluşturulduğu anlaşıldığı halde, komşu taşınmazlar hakkında 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmasına ilişkin tevzi paftası getirtilerek paftada çekişmeli yerin ne olarak nitelendirildiği ve komşu parsellere revizyon gösterilen tapu kayıtlarında davaya konu yerin ne olarak gösterildiği hususunun araştırılmadığı, ayrıca, karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda orman kadastro uygulaması ile ilgili olarak en yakın orman sınır noktalarını birleştiren hatlarda orman sınır noktalarının gösterilmediği, keza, fen bilirkişi krokisinde gösterilmiş ise de kadastro paftası ile çakıştırılmadığı, memleke...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9164 · K. 2022/8130

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9105 · K. 2022/8127

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9100 · K. 2022/8122

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9167 · K. 2022/8132

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9169 · K. 2022/8131

17 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9168 · K. 2022/8129

17 Ekim 2022