Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.03.2022 gün ve 2021/7776 Esas-2022/2159 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin gecekondusunun bulunduğu İstanbul ili, Şişli ilçesi, 1683 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 133,59 metrekare yer için 10.12.1984 gün ve 3141 numaralı tapu tahsis belgesi verildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan imar ıslah planı çalışmaları sonucunda 10087 ada 6 parsel olarak tescil edildiğini, yerin konut alanında kaldığını, davacının taşınmazın bedelini depo etmeye hazır olduğunu belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına...
7. Hukuk Dairesi 2022/4718 E. , 2022/5963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.03.2022 gün ve 2021/7776 Esas-2022/2159 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin gecekondusunun bulunduğu İstanbul ili, Şişli ilçesi, 1683 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 133,59 metrekare yer için 10.12.1984 gün ve 3141 numaralı tapu tahsis belgesi verildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan imar ıslah planı çalışmaları sonucunda 10087 ada 6 parsel olarak tescil edildiğini, yerin konut alanında kaldığını, davacının taşınmazın bedelini depo etmeye hazır olduğunu belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu tapu tahsis belgesine konu yerin 10087 ada 6 parselde kaldığını, müvekkili idare tarafından 2981 sayılı Yasa gereğince tapuya dönüştürülme işlemlerinin yürütüldüğünü, idare tarafından dava konusu yere 242.640,00 TL kıymet takdiri yapıldığını, 02.11.2013 tarihli yazı ile davacıya tapu işlemlerine devam edip etmeyeceği hususunun sorulduğunu, davacının davalı belediyeye müracaat etmeyip iş bu davayı açtığını, tapu tahsis belgesinin kişisel hak sağlayan zilyetlik kaydı olduğunu, yerin tahsis edilen kişi adına tescilinin gerekmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/3088 Esas, 2019/1617 Karar sayılı ilamı ile; "..somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden tahsise konu yerin bedelinin hak sahibi tarafından ödenmediği anlaşılmıştır. Kural olarak bedel ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması gerekir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, keşif sonucu alınan 01.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda taşınmazın metrekare değerinin belediye emlak metrekare birim değerine denk gelecek şekilde kıymet takdiri yapıldığı görülmüştür. Tahsis edilen 133.59 m²'den DOP kesildikten sonra kalan miktarın dava tarihindeki rayiç değeri belirlenmeli, bu bedel davacıya depo ettirilmeli, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmelidir. Noksan inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2022 tarih, 2021/7776 Esas ve 2022/2159 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. ...