1) Sanık hakkında 2009 takvim yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, iş yerini taşıması sebebiyle 15 günlük süre içinde defter ve belgeleri toparlamasının mümkün olmadığını yetkililere söylediği halde süreyi uzatmadıklarını, bu nedenle defter ve belgeleri sunamadığını belirtmesi karşısında, sanığın savunmasında muhafaza yükümlülüğünde olduğu defter ve belgelerinin mevcut olduğu yönünde anlatımda bulunması nedeniyle, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın defter ve belgelerin ibrazı için ek süre talebinde bulunup bulunmadığı ve sonrasında istenilen defter ve belgeleri ibraz edip etmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, defter ve belgelerin sanıkta mevcut olduğunun anlaşılması halinde ise sanığın gizleme kastıyla hareket edip etmediğinin tartışılmasından sonra sonucuna...
11. Ceza Dairesi 2020/5960 E. , 2022/16258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme ...
1) Sanık hakkında 2009 takvim yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, iş yerini taşıması sebebiyle 15 günlük süre içinde defter ve belgeleri toparlamasının mümkün olmadığını yetkililere söylediği halde süreyi uzatmadıklarını, bu nedenle defter ve belgeleri sunamadığını belirtmesi karşısında, sanığın savunmasında muhafaza yükümlülüğünde olduğu defter ve belgelerinin mevcut olduğu yönünde anlatımda bulunması nedeniyle, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın defter ve belgelerin ibrazı için ek süre talebinde bulunup bulunmadığı ve sonrasında istenilen defter ve belgeleri ibraz edip etmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, defter ve belgelerin sanıkta mevcut olduğunun anlaşılması halinde ise sanığın gizleme kastıyla hareket edip etmediğinin tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile beraat hükmü kurulması, 2)Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.