" " Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekillerinin süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşıldıktan, noksan ikmali için dosyanın mahalline iadesine karar verilip, noksanın ikmal edilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2018 tarih ve 2018/9-584 E.- 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasasının Hak arama hürriyeti başlıklı 36ncı maddesi uyarınca,...
10. Hukuk Dairesi 2022/11817 E. , 2022/14654 K. " " Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekillerinin süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşıldıktan, noksan ikmali için dosyanın mahalline iadesine karar verilip, noksanın ikmal edilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2018 tarih ve 2018/9-584 E.- 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasasının Hak arama hürriyeti başlıklı 36ncı maddesi uyarınca, Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Ayrıca Anayasanın 90ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir. Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6ncı maddesinde adil yargılanma hakkı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasada gerekse AİHSndeki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 27nci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. HMK'nın 27nci maddesi uyarınca; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". Hukuki dinlenilme hakkı çoğunlukla "iddia ve savunma hakkı" olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bunlardan ilki bilgilenme hakkı dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafı...