Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 02.11.2017 tarihli, 2017/4072 Esas, 2017/3375 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/148 Esas 2016/55 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 04.12.2008 14.08.2012 tarihleri arasında 1349 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye...
12. Ceza Dairesi 2021/4569 E. , 2022/7083 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ceza Dairesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 02.11.2017 tarihli, 2017/4072 Esas, 2017/3375 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/148 Esas 2016/55 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 04.12.2008 14.08.2012 tarihleri arasında 1349 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 50.000 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 29.149,49 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davacının kendi kusurlu hareketleri nedeniyle olaya sebebiyet verdiği, manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklandığı tarihlere ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 26.940,62 TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde 29.149,49 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1. mad...