Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın merciince reddedildiği ve sanık hakkında, yargılandığı aynı davada tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmediği belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Zamanaşımının son kesme nedeni olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 22/11/2013 tarihine göre, 5237 sayılı TCKnın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından,...
4. Ceza Dairesi 2021/23370 E. , 2022/20398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın merciince reddedildiği ve sanık hakkında, yargılandığı aynı davada tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmediği belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Zamanaşımının son kesme nedeni olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 22/11/2013 tarihine göre, 5237 sayılı TCKnın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 20/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.