Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın gıyabında verilen gerekçeli kararın 16/06/2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığa temyiz dilekçesi ile birlikte gerekçeli kararın 25/08/2015 tarihinde yeniden tebliğ yapılmasının temyiz süresini yeniden başlatmayacağı ve sanık müdafiinin yasal süresinden sonra 28/08/2015 tarihinde hükmü temyiz ettiğinden temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma hakkı olan müşteki gümrük idaresi vekilinin 07/04/2014 havale tarihli dilekçe ile yaptığı davaya katılma...
7. Ceza Dairesi 2021/9206 E. , 2022/14634 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın gıyabında verilen gerekçeli kararın 16/06/2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığa temyiz dilekçesi ile birlikte gerekçeli kararın 25/08/2015 tarihinde yeniden tebliğ yapılmasının temyiz süresini yeniden başlatmayacağı ve sanık müdafiinin yasal süresinden sonra 28/08/2015 tarihinde hükmü temyiz ettiğinden temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma hakkı olan müşteki gümrük idaresi vekilinin 07/04/2014 havale tarihli dilekçe ile yaptığı davaya katılma istemi hususunda bir karar verilmemesi nedeniyle CMK'nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu görülerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen başkaca temyiz itirazlarının reddi, ancak 1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCKnun 53. maddesinin bazı...