Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2013/31393 K. 2013/32147
Kısa Önizleme
Önizleme"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta...
Karar Metni
13. Hukuk Dairesi 2013/31393 E. , 2013/32147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 15000 TL'nin fatura tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 164.863,26 TL.ye çıkarmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalı ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme olduğunu, davalının hak edişlerinden kesinti yaptığını belirterek toplam 164.863,26 TL.nin faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkemece, 164.863,26 TL.nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı tacir olup, dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan davacı alacağın avans faizi ile tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3-Davacı, davalıya yazdığı 21.1.2011 tarihli yazı ile 164.863,26 TL'nın 7 gün içinde ödenmesini istemiş olup, anılan yazı davalı kayıtlarına 21.1.2011 tarihinde girmiştir. Bu durumda, yazıda bilirtilen 7 günlük sürenin bitim tarihi olan 28.1.2011 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün ve davalı bu tarihten itibaren faiz istemeye hak kazandığının kabulü gerekir. Mahkemece karar altına alınan tüm miktara 28.1.2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne varki yukarıda 2 ve 3 numaralı bentlerde yer alan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Y...