Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2013/8998 · K. 2013/18353
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2013/8998 K. 2013/18353

E. 2013/8998K. 2013/183534 Ekim 2013
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın 18/01/2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü aylık kesme işleminin iptali ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalının aylığın kesildiği tarihten (22/10/2008) dava tarihine kadar olan dönemdeki kesilen aylıklar için 2.427,85- TL. yasal faiz ödemesi gerektiğinin tespitine hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya, yaşamını yitiren sigortalı... ve ... üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2013/8998 E. , 2013/18353 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın 18/01/2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü aylık kesme işleminin iptali ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalının aylığın kesildiği tarihten (22/10/2008) dava tarihine kadar olan dönemdeki kesilen aylıklar için 2.427,85- TL. yasal faiz ödemesi gerektiğinin tespitine hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya, yaşamını yitiren sigortalı... ve ... üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahiplerinin kızları sıfatıyla bağlanan ölüm (yetim) aylığının, daha sonra evlendiği ve sonrasında boşandığı .... ile fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 01.10.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 22.10.2008 17.12.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Gelir ve aylık bağlanmayacak haller başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır. düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir. Fıkra, oldukça sade biçimde kaleme alınmış, madde başlığında bağlanmayacak sözcüğüne yer verildikten sonra fıkra metninde bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir ibareleri kullanılmış, böylelikle, daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşama olgusu, gelir/aylık kesme nedeni olarak düzenlendiği gibi, eylemli olarak birlikte yaşama, aynı zamanda gelir/aylık bağlama engeli olarak da benimsenmiştir. Burada, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun/durumunun tanımlanması, hukuki sınır ve çerçevesinin çizilip ortaya konulması önem arz etmektedir. Taraflar arasında hangi hukuki sebep ve maddi vakıaya dayanmış olursa olsun sona ermiş evlilik birliğinin hak ve yükümlülüklerinin sürdürüldüğü b...