"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Hükmüne uyulan Dairemizin 13/06/2012 tarih, E. 2012/3053, K. 2012/10039 sayılı kararında; "Davacı tarafından 07.02.2005 ve 15.04.2005 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefiller hakkında icra takibine girişilmiş, davalı kefil ... tarafından 15.04.2005 tarihli sözleşmede imzası bulunmadığından takip konusu borca ve fer'ilerine itiraz edilmiştir. Davacı yanca yargılama sırasında dosyaya sunulan ve davalının kefil olarak yer aldığı 07.02.2005 tarihli sözleşme yönünden davalı yanca imza inkarında...
19. Hukuk Dairesi 2013/13620 E. , 2013/16647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Hükmüne uyulan Dairemizin 13/06/2012 tarih, E. 2012/3053, K. 2012/10039 sayılı kararında; "Davacı tarafından 07.02.2005 ve 15.04.2005 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefiller hakkında icra takibine girişilmiş, davalı kefil ... tarafından 15.04.2005 tarihli sözleşmede imzası bulunmadığından takip konusu borca ve fer'ilerine itiraz edilmiştir. Davacı yanca yargılama sırasında dosyaya sunulan ve davalının kefil olarak yer aldığı 07.02.2005 tarihli sözleşme yönünden davalı yanca imza inkarında bulunulmamıştır. Ödeme emrinde takip dayanağı belgelerin eklenmemesi takip hukukuna göre süresinde icra tetkik hakimliğine yapılacak şikayete konu bir husustur. Bu durumda mahkemece, davacı banka kayıtları incelenerek ve 07.02.2005 tarihli kredi sözleşmesi hükümleri gözetilerek, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın saptanması için bilirkişiden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir. " denilmiştir. Mahkemece Dairemizin 13/06/2012 tarih, 2012/3053 esas ve 2012/10039 karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtildiği üzere davalı kefil ...'ın 07/02/2005 tarihli sözleşme yönünden sorumlu olduğu vurgulanmış olup, bilirkişi raporunda kullandırılan kredinin hangi kredi sözleşmesinden kullandırıldığı yönünde bir açıklama getirilmediği gibi, bu konuda bir inceleme ve araştırma da yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, 13/06/2012 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere banka kayıt ve defterleri de incelenmek sureti ile davalının kefil olarak imzasının yer aldığı 07/02/2005 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olup olmadığı, var ise borç miktarının takip tarihi itibari ile tespitine yönelik Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde yeni bir rapor alınarak, deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.