Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2013/20811 · K. 2013/21417
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2013/20811 K. 2013/21417

E. 2013/20811K. 2013/2141715 Kasım 2013
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın dava koşulu yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 20.05.1997 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı ...e bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalının, dava açılmadan önce öldüğünün anlaşılması üzerine Mahkemece, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50inci...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2013/20811 E. , 2013/21417 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın dava koşulu yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 20.05.1997 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı ...e bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalının, dava açılmadan önce öldüğünün anlaşılması üzerine Mahkemece, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50inci maddesi uyarınca taraf ehliyeti medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür. Türk Medeni Kanununun 28inci maddesi uyarınca medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti, kişinin ölümüne kadar devam eder. Bu nedenle, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 55inci maddesinde taraflardan birinin yargılamanın devamı sırasında ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta Kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Ne var ki; Hukuk Muhakemeleri Kanununda ölü kişiye karşı dava açılması durumu düzenlenmemiştir. Kural olarak; ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gibi dava açıldıktan sonra davanın mirasçılara yöneltilmesi de mümkün değildir. Ancak, Hukuk Muhakemeleri Kanununun Tarafta iradi değişiklik başlıklı 124üncü maddesinde; bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile olanaklı olduğu bildirildikten sonra, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği isteminin kabul edebileceği açıklanmıştır. Nitekim madde gerekçesinde de, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamanın yargılama ilişkisini katı bir şekle bağlayarak yargılamaya hâkim olan ilkelerden usul ekonomisi ilkesi ile bağdaşmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda; davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu da açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyor ise; bu dava ilişkisi yönünden, daha sonra da kendilerine dava açılması mümkün ve muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam ...