2. Hukuk Dairesi 2013/18235 E. , 2014/15 K. TAM KUSURLU EŞİN BOŞANMA TALEBİ BOŞANMA SEBEBİYLE TAZMİNAT BOŞANMA DAVASI SONUNDA VELAYET DÜZENLEMESİ YAPILMAMASI TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 174 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 182 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 336 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 346 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 347 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 348 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 404 1982 ANAYASASI (2709) Madde 41 "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kadının kabul edilen...
2. Hukuk Dairesi 2013/18235 E. , 2014/15 K. TAM KUSURLU EŞİN BOŞANMA TALEBİ BOŞANMA SEBEBİYLE TAZMİNAT BOŞANMA DAVASI SONUNDA VELAYET DÜZENLEMESİ YAPILMAMASI TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 174 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 182 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 336 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 346 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 347 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 348 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 404 1982 ANAYASASI (2709) Madde 41 "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Toplanan delillerden; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda eşini dinen boşadığını söyleyen ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri ihmal eden davalı-davacı koca tam kusurludur. Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde, "evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, bir kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu da ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi, karşı tarafın hiçbir kusuru olmadığı halde, evlilik birliğini, kendi kusurlu tutum ve davranışlarıyla temelinden sarsar, sonra da madem ki birlik artık sarsılmış deyip, boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa bir kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa, bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olmaz. Boşanma kararı verilebilmesi için az kusurlu eşin davaya karşı çıkması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, evlilik birliğinin devamınd...