2. Hukuk Dairesi 2013/9388 E. , 2013/23449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Mersin 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.01.2013 NUMARASI :Esas no:2012/351 Karar no:2013/57 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve şahsi ilişki yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni sayılamaz. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verebilmesi için davalının az da olsa kusuru olması gerekir. Davalının davayı kabulü anlaşmalı boşanma dışında hakimi bağlamaz. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması...
2. Hukuk Dairesi 2013/9388 E. , 2013/23449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Mersin 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.01.2013 NUMARASI :Esas no:2012/351 Karar no:2013/57 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve şahsi ilişki yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni sayılamaz. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verebilmesi için davalının az da olsa kusuru olması gerekir. Davalının davayı kabulü anlaşmalı boşanma dışında hakimi bağlamaz. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 24.05.2012 tarihinde açılmış, davalı kadın ön inceleme aşamasından sonra sunduğu 01.11.2012 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." (HMK.md.141) Tahkikat aşamasında maddi ve manevi tazminat isteği iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup usule uygun bir talep olmadığından bu talepler yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesisi gerekirken davalı kadının tazminat taleplerinin kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan te...