Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/11390 · K. 2022/13447
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11390 K. 2022/13447

E. 2022/11390K. 2022/134471 Kasım 2022
bozma kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkemece, bozma ilâmına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi atfı ile 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/11390 E. , 2022/13447 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilâmına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi atfı ile 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece, bozma ilamı öncesinde verilen kararda, davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalılar tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine; iş bu karar, Dairemizin 2016/ 11613 E., 2017/ 4536 K. sayılı ilamı ile, Mahkemece, davacının çalıştığı okulun çalışma takvimi ... Müdürlüğünden sorulmalı, tanık olarak dinlenilen müdür, müdür yardımcılarının okulda hangi tarihler arası görevli oldukları sorulmalı, davacının yaz dönemi çalışması olup olmadığı, bu dönemlere ilişkin çalışmasının kısmi veya tam gün üzerinden olup olmadığı irdelenmeli ve tüm deliller değerlendirilerek karar verilmelidir... şeklinde gerekçe ile bozulmuş, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne yönelik karar tesis edilmiştir. Bozma kararı sonrası, mahkeme tarafından bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat uyarınca, davacının davalıya ait okulda tadilat dönemi dışında temizlik görevinde çalıştığına yönelik kabul yerinde ise de; davacının okul binasında kaldığı, yaşamını burada sürdürdüğü dikkate alındığında, okulun tatil olması nedeni ile kapalı olduğu dönemlerde ne iş yaptığı açıklanmaksızın, okulda kaldığı ve okula göz kulak olduğu gerekçesi ile bekçilik yaptığına yönelik kabul yerinde değildir. Davacının, özel yaşamı ile iş hayatının iç içe geçmesi nedeniyle çalışma saatleri dışında okulda bulunması doğal olmakla tatil dönemlerinde bekçilik yaptığı hususu sübuta ermemiştir. Bu kapsamda Mahkemece, yaz tatili ve ara dönem tatilleri ilgili kurumdan sorulmak suretiyle ,belirlenen dönemler dışlanarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönl...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11256 · K. 2022/13371

31 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9847 · K. 2022/11474

29 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11108 · K. 2022/13575

2 Kasım 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/12124 · K. 2022/13723

7 Kasım 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9646 · K. 2022/11952

6 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/408 · K. 2022/4288

24 Mart 2022