Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın son celsede duruşmaya katılmadığı halde esas hakkında mütalaaya karşı diyeceğinin sorulması nedeniyle çelişki yaratıldığı gözetilerek, sanığın yokluğunda verilen kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilerek, sanığın temyiz talebi ile katılan ... İdaresi vekilinin lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğiyle ilgili sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde; 1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,...
7. Ceza Dairesi 2019/6854 E. , 2022/15452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın son celsede duruşmaya katılmadığı halde esas hakkında mütalaaya karşı diyeceğinin sorulması nedeniyle çelişki yaratıldığı gözetilerek, sanığın yokluğunda verilen kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilerek, sanığın temyiz talebi ile katılan ... İdaresi vekilinin lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğiyle ilgili sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde; 1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 1-Sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/1. cümle ve 2. cümle uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinin 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasını öngördüğü halde, mahkemece temel cezanın 3yıl hapis ve 240 gün adli para cezası olarak belirlenmesi, 3-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin y...