Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü; - K A R A R - Asıl dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine, birleştirilen dava ise, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin...
5. Hukuk Dairesi 2022/7897 E. , 2022/15653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
- K A R A R -
Asıl dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine, birleştirilen dava ise, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Aynı davacılar tarafından saklı tutulan bölüm için açılan birleştirilen ek davada hükmedilen bedele asıl dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın birleştirilen dava yönünden kurulan hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki (dava) ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine (asıl dava tarihi olan 19.02.2015) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı idareden aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.