Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 03.11.2014 tarihli, 2013/787 Esas, 2014/571 Karar sayılı kararı ile; sanığın 08.06.2012-08.02.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a, TCK'nın 62/1'inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezasına hükmedildiği ve CMKnın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasal süresi içinde itiraz edilmemekle 12.02.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından Milli Savunma Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 22.03.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulmasına...
7. Ceza Dairesi 2021/23940 E. , 2022/16144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 03.11.2014 tarihli, 2013/787 Esas, 2014/571 Karar sayılı kararı ile; sanığın 08.06.2012-08.02.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a, TCK'nın 62/1'inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezasına hükmedildiği ve CMKnın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasal süresi içinde itiraz edilmemekle 12.02.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından Milli Savunma Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 22.03.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, sonrasında usulüne uygun olarak yapılan yargılama sonunda temyize konu edilen mahkumiyet hükmünün verildiği anlaşılmış ise de; 5320 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi "Bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ile 326.maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce veya sonra, temyize konu olayla ilgili olarak sanık hakkında "temyiz incelemesi" yapılmadığı, Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 22.03.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen ve itiraz edilmeden kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 353 sayılı Kanunun 243/3. maddesi uyarınca kanun yararına bozulduğu tespit edilmekle, temyize konu edilen hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesi istinaf talebi mahiyetinde k...