Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanığın idaresindeki araçla yerleşim...
12. Ceza Dairesi 2022/5562 E. , 2022/8440 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri içinde, üç şeritli, iki yönlü, asfalt kaplama, hız limitinin 70 km/s olduğu, virajlı, eğimli yolda gündüz vakti seyir halindeyken; yol zeminindeki sollama yasağına işaret eden kesintisiz yol çizgisine rağmen karşı yönden gelen ... trafiğine ait şeride geçerek, karşı yönden gelmekte olan katılanın idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde meydana gelen ve sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin hayati tehlike geçirecek, 6. derece kemik kırığına ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sollama yasağına işaret eden kesintisiz yol şerit çizgilerine rağmen karşı yönden gelen ... trafiğine ait şeride geçerek kazaya sebebiyet veren sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCKnın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi haline ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 14/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.