Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun açık alanda şezlong üzerinde uyurken yanına yaklaşan sanığın, mağdurun uyanıp kendisini fark etmesini önleyecek şekilde özel beceri kullanmak suretiyle, mağdurun cebindeki telefonunu hırsızladığı, başka bir olay nedeniyle aynı gün polis merkezine götürüldüğünde müştekiye ait cep telefonunun üst aramasında ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin, "özel beceriyle hırsızlık" suçunu oluşturduğu, TCK md.168 koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında; eylemin açıktan...
6. Ceza Dairesi 2021/25117 E. , 2022/16208 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun açık alanda şezlong üzerinde uyurken yanına yaklaşan sanığın, mağdurun uyanıp kendisini fark etmesini önleyecek şekilde özel beceri kullanmak suretiyle, mağdurun cebindeki telefonunu hırsızladığı, başka bir olay nedeniyle aynı gün polis merkezine götürüldüğünde müştekiye ait cep telefonunun üst aramasında ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin, "özel beceriyle hırsızlık" suçunu oluşturduğu, TCK md.168 koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında; eylemin açıktan hırsızlık suçu olarak vasıflandırılıp, uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle davanın düşürülemeyeceği, suç tarihinde ve halen yürürlükteki düzenlemeye göre suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de 22 yıl 6 ay olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı 23/12/2011 kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlendiği 07/01/2016 tarihi arasında duran süre de eklendiğinde henüz davanın zamanaşımına uğramadığı gözetilerek sanık hakkında TCK md.142/2-b uyarınca özel beceriyle hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği halde, hatalı değerlendirmeyle uzlaşma gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden (07.12.2007 tarihli bozma öncesi kararda belirtilen ceza miktarı) kazanılmış hakkının korunmasına, 22.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.