Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin 22/03/2016 tarihli 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere, belirtilen adreste kanunun gösterdiği usullere göre daha önceden bir tebligatın yapılmış olması gerekmekte olup, sanığın sorgusunda belirtmiş olduğu bu adresine daha önce her hangi bir geçerli tebligat yapılmamış olması nedeni ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, temyizin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile; Müştekinin 15.07.2008 günü saat 14.00 sıralarında kamyonunu kilitleyerek ayrıldığı, 16.07.2008 günü saat 08.00 sıralarında aracının yanına geldiğinde ise akülerin olmadığını fark ederek şikayetçi olduğu,...
6. Ceza Dairesi 2021/24414 E. , 2022/16506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin 22/03/2016 tarihli 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere, belirtilen adreste kanunun gösterdiği usullere göre daha önceden bir tebligatın yapılmış olması gerekmekte olup, sanığın sorgusunda belirtmiş olduğu bu adresine daha önce her hangi bir geçerli tebligat yapılmamış olması nedeni ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, temyizin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile; Müştekinin 15.07.2008 günü saat 14.00 sıralarında kamyonunu kilitleyerek ayrıldığı, 16.07.2008 günü saat 08.00 sıralarında aracının yanına geldiğinde ise akülerin olmadığını fark ederek şikayetçi olduğu, akülerin ise sanık tarafından satıldığının belirlendiği fakat sanığın savunmasında atılı suçu işlediğini inkar etmesi sebebiyle suçun işlendiği saatin tespit edilememesi karşısında; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 21.05.2009 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.