Bağ-kur genel müdürlüğünün, zararlandırıcı bağ-kur sigortaolayına maruz kalan sigortalıya veya sigortalının ölümüylehak sahiplerine yaptığı harcamalardan dolayı doğan zararının, kendisinin suç sayılır bir hareketi söz konusu olmayanüçüncü kişi hakkında sadece istihdam eden sıfatına dayanılarak rücüan açtığı tazminat davalarının çözüm yeri dava konusunun miktarına göre sulh veya asliye hukuk mahkemesidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1982/4 K.1982/4 T.8.12.1982 R.Gazete No.17967 R.G. Tarihi: 22.2.1983
RÜCUEN TAZMİNAT
BAĞ-KUR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN, ZARARLANDIRICI BAĞ-KUR SİGORTA OLAYINA MARUZ KALAN SİGORTALIYA VEYA SİGORTALININ ÖLÜMÜYLE HAK SAHİPLERİNE YAPTIĞI HARCAMALARDAN DOLAYI DOĞAN ZARARININ, KENDİSİNİN SUÇ SAYILIR BİR HAREKETİ SÖZ KONUSU OLMAYAN ÜÇÜNCÜ KİŞİ HAKKINDA SADECE İSTİHDAM EDEN SIFATINA DAYANILARAK RÜCÜAN AÇTIĞI TAZMİNAT DAVALARININ ÇÖZÜM YERİ DAVA KONUSUNUN MİKTARINA GÖRE SULH VEYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİDİR.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürlüğü vekili Avukat H... Ç... tarafından 13/4/1982 günlü dilekçe ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63 üncü ve 70 inci maddelerinin uygulama alanları konusunda Yargıtay Dördüncü ve Onuncu Hukuk Daireleri Kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülmesi üzerine bu yön Yargıtay Birinci Başkanlık Divanının 1/7/1982 gün ve 75 sayılı kararıyla benimsenerek, söz konusu aykırılığın İçtihadı Birleştirme yoluyla giderilmesi istenilmekle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Bölümü Genel Kurulunda, Raportör Üyenin açıklamaları dinlendikten ve kararlar arasında aykırılığın varlığı saptandıktan sonra işin esası görüşüldü:
1 - İçtihadı Birleştirmenin konusu, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünce zararlandırıcı Bağ-Kur sigorta olayına maruz kalan sigortalıya veya sigortalının ölümüyle onun hak sahiplerine yapmakla yükümlü bulunduğu harcamaların ödettirilmesine ilişkin olmak üzere sadece çalıştıran (=istihdam eden) sıfatına dayanılarak çalıştıran aleyhine açılan davaların hangi mahkemede görüleceği yönünde toplanmaktadır. Gerçekten, davanın suç sayılır hareketi ile yardımların yapılmasını gerektiren kişiye yöneltilmesinde, ya da onunla birlikte var olan ekonomik ve hukuksal bağlantı sonucu onu çalıştıran aleyhine açılması durumunda davaya İş Mahkemesinde bakılacağı hususu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, adam çalıştıranın suç sayılır hiçbir hareketi bulunmadığı halde, salt suç sayılır hareketi ile bu yardımların yapılmasına neden olan kimsenin çalıştıranı olmasından ötürü onun hakkında açılan davaya hangi mahkemenin bakacağına ilişkindir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Kurulunun çoğunluğu ve bu görüşü benimseyenler, özet olarak, aksi görüş kabul edildiğinde amaca aykırı bir yorum yapılmış olacağı, Bağ-Kur Kanununun 63. maddesindeki «Üçüncü kişiler» kavramına istihdam edenin de dahil olduğu, olayın Bağ-Kur yasasının doğrudan doğruya uygulanması ile ilgili bulunduğu, bu bakımdan bu nitelikteki davaların dahi çözüm yerinin iş mahkemeleri olması gerektiği düşüncesindedirler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise, aynı uyuşmazlıkların genel Mahkemelerde görülmesi esasını öngörmüştür.
Şu duruma göre, Yargıtay'ın iki Özel Dairesi arasında uyuşmazlık vardır ve Yargıtay Kanununun 17. maddesi hükmü gereğince bu uyuşmazlık giderilmelidir.
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 142. maddesi hükmüne göre Mahkemelerin görevleri Kanunla düzenlenir. Öte yandan, 5 Aralık 1977 tarihli, 4/4 S...