"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; Valilik makamının 24.02.2009 tarih ve 2373 sayılı olurlarına istinaden kurulan inceleme komisyonunun 07.10.2010 tarihli raporunda, 15.09.2005 ila 28.02.2009 tarihleri arasında Merkezi Nüfus İşletim Sisteminde (MERNİS) ölü olduğu halde Aile Hekimliği Bilgi Sisteminden (AHBS) silinmemiş ölü kayıtlar nedeniyle aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına mevzuatta öngörülmediği halde ödeme yapıldığı, bunun da kamu zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek; aile hekimi olarak görev yapan davalıdan, fazla olarak...
3. Hukuk Dairesi 2013/5978 E. , 2013/8012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; Valilik makamının 24.02.2009 tarih ve 2373 sayılı olurlarına istinaden kurulan inceleme komisyonunun 07.10.2010 tarihli raporunda, 15.09.2005 ila 28.02.2009 tarihleri arasında Merkezi Nüfus İşletim Sisteminde (MERNİS) ölü olduğu halde Aile Hekimliği Bilgi Sisteminden (AHBS) silinmemiş ölü kayıtlar nedeniyle aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına mevzuatta öngörülmediği halde ödeme yapıldığı, bunun da kamu zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek; aile hekimi olarak görev yapan davalıdan, fazla olarak ödenen 4.363,51 TL asıl alacak ve 1.343,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.707,22 TL'nin faiz hesabının yapıldığı 30.11.2010 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer alan iddialar dikkate alındığında davacının talebinin davalının görevini gereği gibi yerine getirmemek suretiyle sebep olduğu zararın tazminine yönelik olduğunun anlaşıldığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresinin, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl olup davacının gerek faili ve gerekse zararı 07.10.2010 tarihinde öğrendiğini, buna göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, öte yandan davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebinden ibaret olduğunun kabulü halinde ise BK. nun 66. maddesindeki düzenleme karşısında, iade talep eden tarafından iadeyi talep etmeye hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde açılmadığı anlaşılan davanın yine zamanaşımı nedeniyle redde mahkûm olduğunu, ayrıca fazla yapıldığı iddia edilen ödemede müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zira Aile Hekimliği Bilgi Sistemi ve kullanılan programda başlangıçta aile hekimleri için kapalı tutulan ölü kişiyi silme butonunun ancak 2008 yılının sonlarında aktif hale getirildiğini savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davalarının BK. nun 66. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerektiği, bir yıllık sürenin ise davacı kamu idaresinin alacakta haklı olduğunu öğrendiği 07.10.2010 tarihli tazmin raporu ile başladığı, sebepsiz zenginleşmeye dayalı bu davanın ise bir yıllık sürenin geçmesinden sonra 22.05.2012 tarihinde açıldığı gerekçe gösterilerek; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, aile hekimi olan davalıya fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Bilindiği üz...