Frengi tedavisine devam etmeyenler hakkında türk ceza kanununun 526 ncı maddesinde yazılı suşlara ilişkin zamanaşımı hafif para cezasından ağır bulunan hafif hapis cezasının son haddi itibariyle türk ceza kanununun 102 nci maddesinin altıncı bendi hükmünce altı aylık müddete tabidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1947/3 K.1947/15 T.7.5.1947 FRENGİ TEDAVİSİNE DEVAM ETMEME
FRENGİ TEDAVİSİNE DEVAM ETMEYENLER HAKKINDA TÜRK CEZA KANUNUNUN 526 NCI MADDESİNDE YAZILI SUŞLARA İLİŞKİN ZAMANAŞIMI HAFİF PARA CEZASINDAN AĞIR BULUNAN HAFİF HAPİS CEZASININ SON HADDİ İTİBARİYLE TÜRK CEZA KANUNUNUN 102 NCİ MADDESİNİN ALTINCI BENDİ HÜKMÜNCE ALTI AYLIK MÜDDETE TABİDİR.
Frengi tedavisine devam etmiyenler hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 291 inci maddesinin mâtufu olan Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesinde yazılı hafif hapis ve hafif para cezalarından hangisinin zamanaşımı hesabında esas tutulması lâzımgeldiği noktasından Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesinin 19/11/1945 tarih ve 11896/10620 ve 28/6/1946 tarih ve 7546/8246 sayılı kararları arasında hâsıl olan uyuşmazlığın giderilmesi C. Başsavcılığının 22/2/1947 tarihli ve 503 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek:
Sonuçda;
Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesi «Bir aya kadar hafif hapis veya elli liraya kadar hafif para cezasına mahkûm edilecekleri» yolunda sarahatı ihtiva eylemektedir. Hafif hapis cezasının son haddi, bir ay ve hafif para cezasının son haddi ise, elli liradan ibaret olup Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin beşinci bendinde bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para cezasını müstelzim fiillerin dâva zamanaşımı süresi iki sene ve altıncı bendinde de bundan evvelki bendde beyan olunan miktardan aşağı cezaları müstelzim kabahatlerde dâva zamanaşımı süresi altı ay olarak gösterilmiş olmasından dolayı bu cezalardan hafif hapis cezasının son haddinin esas tutulması halinde sözü geçen altıncı bendi hükmünce dâva zamanaşımı süresinin altı ay ve hafif para cezasının münteha haddinin esas tutulması halinde de mezkûr beşinci bend gereğince iki sene olması gibi birbirine uygun düşmiyen bir netice ile karşılaşılmaktadır.
Kanun; bir suçluya mahkemece tâyin ve tertip edilecek cezayı zamanaşımının hesaplanmasında esas tutmuş olsaydı ve Ceza Kanunumuzun me'hazı olan İtalya Ceza Kanununun 91 inci maddesinde olduğu gibi 102 nci maddede dahi «hükmolunması icabeden ceza» tâbiri bulunsaydı bir maddede mevcut cezalardan mahkemece hafif hapis cezasının tâyin edileceği yerlerde bu cezanın ve hafif para cezası tertip olunacağı yerlerde de hafif para cezasının son haddinin gözönünde bulundurulması ve ona göre zamanaşımı süresinin hesabedilmesi mümkün olurdu. Türk Ceza Kanunu dâva zamanaşımının hesabedilmesinde hükmedilecek cezayı esas tutmamış yalnız, o suçun istilzam ettiği cezayı gözönünde bulundurmuştur.
Suçun istilzam ettiği ceza esas tutulmuş olunca mahkemenin de bu esası takibetmesi ve vereceği cezayı değil kanun maddesinde yazılı cezayı nazara alması icabeder. Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin beşinci ve altıncı bendleri altında kabul ettiği zamanaşımı süresi ise ayrı ayrı maddelerde müstakilen mevzu hafif hapis ve hafif para cezaları hakkında olduğu için nevileri bir maddede ya...